Make your own free website on Tripod.com

Web Tarayıcınız JAVA'yı desteklemiyor.

Bu site en son 13 Haziran 2000 tarihinde güncellenmiştir. This site was updated at June 13th 2000

turkishflag.gif (6691 bytes) Ayrancı jeopolitik konumu itibariyle,tarih boyu önemli bir yerleşim birimi olma özelliğine sahiptir.
Hititlilerden,günümüz yöre sakinlerine kadar pek çok medeniyet ve külütürü bünyesinde barındırmıştır.
Tarihi eser bakımından son derece zengin olan Ayrancı,eski insanlardan da kalan kültüre sahip çıkmasını bilmiştir.
Ayrancının toprakları Karamanoğulları tarafından avlak ve çiftlik olarak kullanılmakta idi.Karaağaç ve Ambar Köylerine ayrılan yol kavşağında zehni denilen mevkiide, Ziya Efendi Köprüsü bulunmaktadır. Bu vadi üzerinde toroslara kadar aynı yapıda oniki köprüye daha rastlanmaktadır.




Ayrancının bilinmeyen bir hanının kalıntıları

TARiHi ESERLER VE KALINTILARI
MERKEZ iLCE:
Ayran Dede Türbesi, Ziya Efendi Köprüsü ve mezarı, Musa Köprüsü, Güzel Kızın Obası,  Güzel Oğlanın Obası

LUTFEN GORMEK ISTEDIGINIZ RESMIN UZERINE TIKLAYINIZ!

görmek istediğiniz resmi tıklayın


AYRANCI'NIN KÖYLERİ

ÜÇHARMAN ( DİVLE ) KÖYÜ :Eski ismi Devle'dir. Sonradan isim değişikliğine uğrayarak Divle olmuştur. Divle, ilk önce Sancak sonra Sultaniye daha sonra Osmaniye Divle olmuştur. Tatarların Ayrancı'ya gelmesinden sonra eski önemini yitirmiştir.

Tarihi eserleri : Köyün ortasında geçen akarın meydana getirdiği iki tarafı birbirine bağlayan, Karamanoğulları tarafından yapılan köprü 52 metre uzunluğunda ve eni 4 metredir.Köprü üç gözlüdür. orta gözü büyük olup köprü gözlerinin yapımı ve çatısı ilgi çekicidir. Köyün aynı tipli bir kaç köprüsü vardır. Bir tanesi baraj içinde kalarak yıkılmıştır.

Suyun akışına göre köyün sağ tarafında meşhur Divle kalesi vardır. Bu muazzam kalenin İsa'nın havarilerinden Saint Paul'un hristiyanlığa çevirdiği ilk hırıstiyanlar tarafından oyulduğu sanılmaktadır. Divle Kalesi Selçuklular, Karamanoğulları ve Osmanlılar zamanında daima faal ve oturulur durumda kalmıştır.

Köy okulunun güneyinde, kayaların üzerinde bir kilise kalıntısı bulunmaktadır. Bu kilise taşlarının okul yapımında kullanıldığı söylenir.

Divle obruğu, Türkiye'nin her yerinde bilinen ve aranan peynirine nefis tadı veren bir tabiat harikasıdır. Doğal buzhane olarak çukur bir dağ arasında yer alır. Dağın 36 metre derinliğindedir. Bir ara genişletilmesi düşünülmüşse de, uzmanlar genişletilmesi için yapılacak suni müdahalelerin obruğun doğal özelliğini bozabileceğinden bahisle karşı çıkmışlardır.

ANBAR KÖYÜ : Merkez Divle köyünün çiftliği olarak kullanıldığı sıralarda Divle'ye çok uzak olduğu için topraktan kaldırılan mahsülü Divle'ye götürmek zor olacağından burada sarnıç şeklinde taştan yapılmış yereğe toprağı kazıp içine mahsülü koyarlarmış. Buğdayın burada depolanması sebebiyle köy adını almıştır.

Köyün kuzeyinde yer alan Akgöl, Düden ve Orta Göl koruma altına alınarak birinci derece sit alanı ilan edilmiştir. Akgöl güney sınırında Hititlerden kalma oyma mezarlar bulunmaktadır. Ayrıca arkeolojinin en değerli eserlerinden İskenderiye Lahdi bu köy hudutlarında çıkarılarak İstanbul Arkeoloji Müzesine taşınmış ve hala sergilenmektedir.

Eskiden köyün antik ismi Sidemara olarak bilinmekteydi. Önemli bir yerleşim merkezi ve az bilinen yeraltı şehirleri ile Ayrancı'nın en önemli köylerindendir.

Önceleri ismi Asar-ı Hisar (Kaleler Şehri) daha sonra Anbar Arası, en sonra da Anbar'dır.

KAVUKLAR KÖYÜ : Köy içerisinde bulunan ve korum altına alınmış olan tarihi mezarların taşlarının kavuklarla süslü olması sebebiyle köy bu ismini almıştır. Ayrancı ilçe merkezine 21.km. uzaklıktadır

KALE KÖYÜ : Sidemara Kralı burada oğlunun yaşaması için bir kale yapmış ve köyü üst kısımda küçük odalar olmuştur. Köy adını buradan alır. Köyün bir tarafında mermer madeni olduğu için burası kesilerek İstanbul'a götürülmüştür. Romalılar zamanında da burada mermer ocakları isletilmiştir.

HÜYÜKBURUN KÖYÜ : Köyün bulunduğu yer hüyük ve istasyon mevkiinde ise dağın burnu uzanmaktadır. Adı buradan gelir. Burası da Divle Sancağının çiftliği olarak kullanılmıştır. Köy halkı aslen Divle sancağı Başlamışlı mevkiinden buraya gelip yerleşmişlerdir. Ayrancı'nın en önemli ve renkli siması Yakup DEMİRER bu köydendir.

KARAAĞAÇ KÖYÜ : Etrafında bulunan Karaağaçların çokluğundan dolayı köy bu ismi almıştır. Yeraltısularına sahip köy eski bir yerleşim merkezidir

SARAY KÖYÜ : Ayrancı ilçesine en yakın köy olan Saray, içi oyulmuş 500 metre uzunluğunda ortası salon içi karşılıklı odalarla, içinde ayrıca su kuyusu bulunan yeraltı şehiri ile bilinmektedir. İsminin buradan gelmiş olabileceği iddia edilmektedir.Ayrıca   Saraylı Vehbi Çavuş"a ait haldın tesisleride ziyaret edilebilecek yerlerdendir.

BÖĞECİK KÖYÜ : Burada yetişen boya otunun yaygın olarak kullanılması sebebiyle önceleri Boyacı olan adı ağız değişikliği sebebiyle Böğecik halini almıştır. Köyün  Ereğli'ye yakınlığı sebebiyle ulaşımı oldukça kolaydır.

AĞIZBOĞAZ KÖYÜ : Ayrancı'dan Ereğliye girişe "ağız" Böğecik'e geçişe de "Boğaz" denilmesi sebebiyle iki ismin birleşmesinden adını almıştır. Ağızboğaz koyun sütü ve yoğurdu ile çevrede meşhurdur. Ayrıca Muharrem hocanın yetiştirdiği bıldırcınların da eti lezziz ve yumurtası sağlık deposudur.

DOKUZYOL (orzala) KÖYÜ : Karaman iline gidiş istikametine göre yolun sol tarafında bulunan Dokuzyol köyü şirin ve dünyada barajı olup da suyu olmayan tek yerleşim birimidir. Ayrancı'ya 9. km uzaklıktadır.

BUĞDAYLI KÖYÜ : Eskiden,civarlara nazaran daha çok buğday yetişmesinden dolayı Bğdaylı ismini almıştır.Köy komple sit alanıdır.Dere kenarı olduğu için çevresi yeşildir.Pek çok tarihi eser ve kilise kalıntısı artı mağra bulunmaktadır.

YARIKKUYU KÖYÜ: Köyün doğusunda büyük bir taş yarığı ve onun altında bulunan su kuyusundan ismini almaktadır. Antalya tarafından gelen Sarıkeçili yörükleri burada yaşarlar. Köyün doğusunda ören mevkiinde derin bir kuyu çıkmıştır. Fakat hangi kavme ait olduğu bilinmemektedir.

MELİKLİ KÖYÜ : Erdemli ve Keşli aşireti yörükleri gelerek buraya yerleşmişlerdir. Daha önce Melik adında bir Beyin yaşadığından dolayı köye bu ad verilmiştir. Ayrancı'ya 25. km. uzaklıktadır. Halk uzak doğu insanlarını anımsatır. Erken yaşta evlenmeleri ile bilinirler.

KAVAKÖZÜ KÖYÜ : 1967-68 yıllarında iskan amacıyla verilen para yardımı ile kurulmuştur. Köyün alt kısmında bulunan vadide çokça bulunan kavaklardan dolayı adı Kavaközü'dür. Ayrancı'ya 25. km. uzaklıktadır. İçimi hoş suları vardır.

BÜYÜKKORAŞ KÖYÜ : Eski ismi Kureş iken daha sonra Koraş olarak söylenmeye başlamıştır. Otantik kent Taşkale'ye çok yakın oluşundan dolayı buradan etkilenmeler oldukça çoktur. Büyükkoraş suyu buradan İbralaya iner oradan bir kanalla Anbar Düden'e gelir.

KÜÇÜKKORAŞ KÖYÜ : Eski Kureş kabilelerinden dolayı adına koraş denildiği iddia edilmişse de aslı yoktur. Büyükkoraş'a nisbet daha küçük olmasından dolayı Küçükkoraş adını almıştır. Ayrancıya 30 km. uzaklıktadır.

PINARKAYA KÖYÜ : Kuruluşu çok eskilere dayanan Pınarkaya köyü, eski yeraltı şehrine(kalesine) sahiptir. Anbar kalesine benzemektedir. Ağzı kapalıdır. İlk önce Diana Şehri daha sonran Divaz adını almış olan köyü 1965 yılında Pınarkaya olmuştur. Ayrancı ilçesine 30 km. uzaklıktadır.

KAYAÖNÜ KÖYÜ : Aşiret yörükleri kaya dibine yerleşerek köyü kurduklarından dolayı Kayaönü adını aldığı sanılmaktadır. Sarnıç Tepesi, Çesni Yerde, Mahra mevkiileri bulunmaktadır.

ÇAT KÖYÜ : Köy halkının bir kısmı Üç Harman ve bir kısmı da Mersin'den gelmiştir. iki derenin birleştiği yere kurulduğundan dolayı Çat adını almıştır. Köyün güney kısmında kalesi bulunmaktadır. İçi oyulmuş bir ev şeklindir.

KIRAMAN KÖYÜ : Bizanslılar zamanından kalma mağaralardan meydana gelen kalesi vardır. Halkının Mersinli cıvarından geldiği söylenir. Kalesi taşlara oyularak ev şekli verilmiştir. İsminin nereden geldiği bilinmemektedir. ancak Karamanla benzerliği açıktır.

BERENİ KÖYÜ : 1819 tarihinde Tarsus Pir Ömerli Mahallesinden aşiret olarak gelen halkı eski köy adı ile bölgeye yerleşmiş ve sonradan vadinin içine göç etmişlerdir. Dağın bu kısmına geçmelerine "Beriye indi" denilmesinden dolayı zamanla Berendi denilmiştir. Kızlar Asarı denilen kale kalıntısı ve ören mevkisinde yeraltı şehri bulunmaktadır. Ayrıca Galip DEMİRCAN tarafından yapılan Gök Harman Mevkiindeki misafirhane dışarıdan gelen yerli ve yabancı turistleri cezbetmektedir. Ulu Dere özellikle doğal güzellikleri ile görülmeye değerdir. Şelaleri ile bir tabiat harikasıdır.

                         Köyde ulaşım eşeklerle sağlandığı için "Berendi'ye Eşek Olma" tabiri yaygın olarak kullanılır.

AKPINAR KÖYÜ : 1968 yılından Çat köyünden ayrılan bir grup halk Andı Kara Mahallesi ile birleşerek köyü kurmuştur. Bulunduğ yerde beyaz bir taşın içinde akan sudan dolayı buraya Akpınar adı verilmiştir. Aslen Divle halkındandırlar.

 


iLÇENİN  iDARi YAPISI
Eskiden Konya ilinin Ereğli ilçesine bağlı bir bucak iken, 19 Haziran 1987 tarihli ve 3392 sayılı kanun ile ilçe yapılmıştır.
Ayrancı Belediyesi 1968 yılında kurulmuştur.

ilçe merkezinden bir görüntü

İlçede Kaymakamlık, Adliye, İlçe Jandarma Komutanlığı ve Sağlık ocağı bulunmaktadır. Ayrıca bir lisesi ve ilk öğretim okulu mevcuttur. Kütüphanesi , henüz açılmamış bir kapalı spor salonu tesisi , futbol sahası, ilçe halkına hizmet veren bir buzhanesi, su ürünleri kooperatifi ve diğer resmi kurumları bulunmaktadır.

yurtluk tepesinden bir görüntü

 


AYRANCI'DA  TURIZM OLANAKLARI
Ayrancı ilçesinde eskiye dayanan tarihsel yapıları ile çevrede pek iyi bilinmeyen bir çok turistik yer bulunmasına rağmen yeterince tanıtım yapılamadığından atıl vaziyette bırakılmaktadır. Örneğin Üç Harman Saraycık mevkiinde bulunan İncik İni Sarkıt ve Dikit Mağarası turizme açılmış bir çok benzerlerinden daha büyük ve ilginç yapıdadır. Daha bir çok keşfedilmeyi bekleyen yeri vardır. 

Halkı yabancıya karşı oldukça sıcak ve misafirperverdir. Barınma olanakları mevcuttur. İlçe merkezine yakın İnönü mevkii az bilinen bir mesire ve piknik yeridir.

yılkı atları(mustang)


Ayrancı yoğurdu, Divle Obruk peyniri tokaloğlu kayısı ve beyaz kirazı ile çevrede haklı bir şöhret yapmıştır. Tatarların gelmesiyle başlayan bahçecilik ilçenin önemli geçim kaynaklarındandır. Bilinmeyen bir çok meyva tür Ayrancı ilçesinden çevre ilçelere yayılmıştır.

Ayrıca 6 Mayıs Ayrancı Hıdırellez şenlikleri çevre halkının da katılımlarıyla büyük bir coşku ile her sene kutlanmaktadır. 

ayran dede türbesi


Ayrancı Barajı ilçe sulamasından önemli bir yeri olmasından başkaca su ürünleri ile de dikkat çeker. Baraj içerisinde sazan, levrek, sudak ve tatlı su  istakozu çıkarılmaktadır. Yakalanan sazanlar bazen 20 kiloyu geçmektedir. Bazı köylerinde alabalık tesisleri bulunmaktadır.


keşirden bir manzara

 


TOPLUM VE KÜLTÜR HAYATI
Ayrancı halkı geçimini genellikle hayvancılık ve tarımla karşılamaktadır. İlçede halıcılık da önemli bir geçim kaynağıdır. Dışarı oldukça göç vermektedir. Konya Ereğli ilçesinin halkının bir kısmı bu ilçeden giderek yerleşmişlerdir. Ayrıca istanbul ilinde yoğun olmak üzere Türkiye'nin her yerinde ayrancılı bulunmaktadır.

Yoğun göç sebebiyle bölgenin eskinin en hareketli ve eğlenceli yeri olan Ayrancı bu özelliğini yavaş yavaş yitirmeye başlamıştır.

SON HABERLER

      Resim Galerisi

        Temanın Doga gezisi

new.gif (130 bytes)    Kültür Bakanlığına Açık Duyuru

new.gif (130 bytes)   Hıdırellez Resimleri

new.gif (130 bytes)   Obruk(Divle)   Resimleri



Bu sayfa hakkinda bir sorunuz veya elestiriniz varsa, lutfen bulentkayalı adresine e-posta gonderiniz!



Copyright © 2000 Bülent Kayalı



e-mail göndermek için resmi tıklayın


ayr.gif (59079 bytes)